Şiirleri
Demedim Mi Haydar?

Biz dağlarda keklik idik Şimdi bu çöplükte karga olduk Bizimde boyumuzu aştı bu şehir Yerlere serildik madara olduk Demedim mi

23 Kasım 2015
Diyarbakir Türküsü

Diyarbakır ortasinda vurulmuş uzaırım Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken Ay vurur gözyaşına

23 Kasım 2015
Dokunma Yanarsın

Çocukluğum çıraklıkta geçti, kir-pas içinde Gençliğim korsan yürüyüşlerde, mitinglerde Hapse erken düştüm.. copla erken tanıştım Küçük voltalardan bıktım, usandım Şimdi

23 Kasım 2015
Fosso Necdet

Elinde bir buzbağ şişe Dolanıyor köşe köşe Şimdi karakola düşe Cop tirina nirinomda Hop tirina nirinom Sivri burun top yumurta

23 Kasım 2015
Geride Kaldın Sen

Devrilip gidiyorum işte Geride kaldın sen… Aşınmış sevdalar gibi Yıpranmış postallar gibi Lime-lime, yarasız Geride kaldın sen… Kaprislerinle, nazlarınla Bakışlarınla,

23 Kasım 2015
Giderim

Artık seninle duramam Bu akşam çıkar giderim Hesabım kalsın mahşere Elimi yıkar giderim Sen zahmet etme yerinden Gürültü yapmam derinden

23 Kasım 2015
Git

Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Demek şimdi gidiyorsun; Kuşlarımız acıkacak, saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir

23 Kasım 2015
Gitti Ah Gitti

gitti ah.., gecelere hüzünleri serperek yarali bir kus gibi kanarcasina gitti.., yalvaran gözlerime, elemi pay ederek, bir kabahatmis gibi, kacarcasina

23 Kasım 2015
Hangi Ayrılık?

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? Hangi ayrılık var

23 Kasım 2015
Hani Benim Gençliğim Nerde

Hani benim sevincim nerde Bilyelerim topacım Kiraz ağacında yırtılan gömleğim Çaldılar çocukluğumu habersiz Penceresiz kaldım anne Uçurtmam tel örgülere takıldı

23 Kasım 2015
Hayat Nedir Anne?

benim hiç sapanım olmadı anne, ne kuşları vurdum, ne de kimsenin camını kırdım… çok uslu bir çocuk değildim ama, seni

23 Kasım 2015
İçerden Çıkan Adam

İçerden çıkacak birazdan adam Yılların tortusu çökmüş yüzüne Alnını güneşe serecek adam Uykusuz ranzalar suskun voltalar Geride kalacak ve ah

23 Kasım 2015
İncinen Gurur

Pencereden baktığımda görüyorum Senin yüzün incir yaprağında Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen Bir kedinin kıvraklığında Aynada dururken görüyorum Kırmızı öpüşün

23 Kasım 2015
İntihar Mavi

Dağların dorukları dumanlı olur Geriye dönmez savaşçılar… Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri Karla yıkanmıştır yüzleri… Bu yüzden asla vedalaşmaz Ve kılıçlarında taşırlar

23 Kasım 2015
İstanbul Acılar Kraliçesi

İstanbul ey İstanbul ey Ey acıların gözyaşlarının kraliçesi İstanbul ey İstanbul ey Ey bozgunların garip çiçeği Bu akşam yemin ettim

23 Kasım 2015
İşte Gidiyorum

İşte gidiyorum… Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü! İşte gidiyorum, Toprak alsın benim de bu hazin öykümü… İşte gidiyorum… gurbet

23 Kasım 2015
Kaçak ve Anne

Uçtum ateş üstüne Dağlansın diye sızım Sorma halim ne olur Yoruldum anlamsızım Yağmur doldu içime Acım sigarasızım Uyuyor musun anne

23 Kasım 2015
Kaçakcı Kurban

Lele Kurban Ben Olayım Ak Göğsünde Ben Olayım Senin Yerin Sıcak Kalsın Ah Yine Giden Ben Olayım Lele Kurban Zor

23 Kasım 2015
Kalan Kalır

Vur sirtina, vur sirtina Dostun oldum vur sirtina Madem ki ben kaldiramam Derdimi al vur sirtina Duman kalir, duman kalir

23 Kasım 2015
Kavgamın Çiçeği

Seni düşünüyorum seni Sen ey kavgamın çiçeği Toprağa su yürürken Dağlar yeşerirken Şafağın kızıl okları Gecenin kalbine dalarken Seni düşünüyorum

23 Kasım 2015
2016 Yusufhayaloglu.com.tr © All rights reserved. Designed by 3327